Deprecated: __autoload() is deprecated, use spl_autoload_register() instead in /home/altanyig/emrebakircioglu.com/wp-content/themes/solonew/inc/PHPMailer/PHPMailerAutoload.php on line 45
Mikro TESE Operasyonu - Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu
Randevu Al

Mikro TESE Operasyonu

mikro tese

Mikro TESE operasyonu hangi hastalara önerilir?

Mikroskop ile testis dokusunun incelenerek doku örneklerinin alınması ve bu dokularda sperm araştırma işlemine mikoTESE operasyonu adı verilmektedir. Bu operasyonu sperm üretim bozukluğuna bağlı ejakülatta hiç sperm hücresi bulunmayan (azoospermia) erkeklerde uygulamaktayız. Sperm üretimi normal olan ve tıkanıklık nedeniyle dışarı sperm çıkışı olmayan erkeklerde mikroTESE operasyonunun yeri yoktur. Çünkü bu erkeklerde testisin her yerinde normal sperm üretimi olduğundan mikroskop ile dokunun taranmasına gerek yoktur, testisten herhangi bir yerden alınan doku örneğinden (TESE) veya iğne yoluyla testis dokusundan sıvı-doku çekerek (TESA) yöntemi ile kolaylıkla sperm elde edilir.

Mikro TESE operasyonunda nasıl bir anestezi uygulanır?

Mikro TESE operasyonu yapılacak hastanın genel sağlık durumu da göz önünde bulundurularak, genel anestezi altında yapılması uygun olacaktır. Mikroskop altında yapılan detaylı ve çok konsantrasyon isteyen bir operasyon olduğu için hem hastanın uzun süreli olacak operasyon sırasındaki konforu, hem de operasyonu gerçekleştirecek olan doktorun konsantrasyonunun dağılmaması için genel anestezi tercih edilir. Ayrıca hastanın ameliyat sırasında psikolojik olarak rahatsızlık duymaması, operasyon süresinin uzun olması da genel anestezi için tercih sebebidir. Mikro TESE operasyonu sırasında dokuyu inceleyen operatörün dikkati ve konsantrasyonu çok önem taşımaktadır. Bu nedenle çok özel durumlar söz konusu olmadıkça, genel anestezi altında yapılır.

TESE ile Mikro TESE operasyonlarının farkları nelerdir?

Konvansiyonel TESE operasyonundan farklı olarak testisin enine olacak şekilde tek bir kesi ile enine şekilde kesilerek tamamen açılır. Testisin iç ve dip kısımlarındaki dokuda sperm üreten tubul yapılarına ulaşılarak mikroskop yardımı ile 20-25 kat büyütülerek inceleme gerçekleştirilir. Kullandığımız mikroskobun maksimum büyütme kapasitesi 40 büyütmeye ulaşabilmektedir. Bazı hastalarda yüksek büyütme tubuller arasındaki çok az çap farkları açısından bize yardımcı olarak sperm üretimi olan tubullerin seçiminde çok yardımcı olur. Tubul yapıları normale yakın ya da genişlemiş bölgelerden doku örneklerinin alınması ile yapılan konvansiyonel TESE operasyonunda uygulanan çoklu biyopsi yönteminden, günümüzde uyguladığımız Mikro TESE yöntemindeki başarı şansı çok daha yüksek olmaktadır. Daha az testis dokusu alınarak daha fazla sayıda sperm elde etme mümkün olmaktadır. Azoospermik (NOA) erkeklerde testiste doku kaybı, mikrocerrahi yöntemde çoklu biyopsi yöntemine göre 70 kat daha az olmaktadır. Bu da testislerin bu tip bir operasyondan en az şekilde zarar görmesini sağlayarak, testosteron hormonu salgılanması durumunu da minimal oranda etkilemektedir.

Mikroskop altında yapılan mikrocerrahi yöntemi Mikro TESE’nin diğer bir avantajı ise testis dokusunu çevreleyen kapsüldeki damar yapısının mikroskop yardımı ile daha net olarak izlenerek, testisi besleyen bu damarları koruyarak kesi yapılmasıdır. Bu önemli durum, operasyon sonrası yaşanması muhtemel olan olası komplikasyonları minimal düzeye indirgemektedir. Yapılan çalışmalarda mikro TESE yöntemi ile çoklu biopsi yöntemi uygulanan erkeklerin testosteron seviyelerinin karşılaştırılmasında mikroTESE yönteminde operasyon önceki hormon seviyelerine benzer olduğunu göstermektedir. Ancak bazı sperm üretim bozukluğu olan azoospermik erkeklerde operasyon öncesinde testosteron seviyeleri düşük olabilir. Bu erkeklerin mikro TESE öncesinde tespiti ve operasyon öncesinde testosteron seviyelerinin normal seviyelere ulaştırılması ve operasyon sorasında erkeklerin düzenli takibi için kontrollere gelmesi önerilmelidir.

Mikro TESE operasyonu öncesinde ve operasyon sonrasında hastalara önerileriniz nelerdir?

Mikro TESE Operasyonu genel anestezi altında yapıldığı için hastaların operasyon günü herhangi bir şey yiyip içmeden, aç olarak hastaneye gelmeleri önerilir. Genel anestezi hem hasta hem de doktorun ve ekibin rahat bir ortamda olması için tercih edilir. Lokal anestezi uygulaması ile Mikro TESE operasyonunu tercih edilmez, çünkü hastanın uzun süre hareket etmeden ameliyat masasında yatması, operasyon sırasında yaşanabilecek olası psikolojik sorunlar ve ameliyatı gerçekleştirecek cerrahın hassas bir şekilde çalışması için dikkatinin dağılmaması nedeniyle özel durumlar hariç tercih edilmez. Mikro TESE operasyonu sonrası hastalar narkozun etkisi geçip, kendilerine gelinceye kadar hastanede müşahade altında gözlemlendikten sonra, son kontroller yapılarak evlerine ya da kaldıkları yere gönderilirler. Hastanın genel anestezi almasından dolayı hastaneden ayrılırken araç kullanmaması önerilir. Bu nedenle ameliyata yalnız gelmemesi önerilir. Hastanın sürekli yatak istirahatine ihtiyacı yoktur, ancak hassas bir ameliyat olması nedeniyle ameliyat sonrası iki-üç gün süre ile yaşamsal normal aktivasyonlarını azaltmaları önerilir. Ameliyattan 48 saat sonra ameliyat bölgesine yapılacak pansumanın yenilenmesi gerekir. Ameliyat sonrası 3. gün hastalar duş alabilir. Dikişler yaklaşık bir haftada kendiliğinden eriyeceği için dikiş alma işlemine de gerek olmayacaktır.

Operasyon sonrası hastaların bir hafta, 10 gün sıkı çamaşır ya da suspansuar kullanmaları önerilir. Ağır bedensel aktivite, spor ve cinsel ilişkinin bir hafta, on gün kadar süre ile yapılmaması önerilir.

Özellikle hangi azospermik hastalarda Mikro TESE Operasyonu önem taşımaktadır?

Klinefelter Sendromu olarak adlandırılan ve toplumda ortalama dünyaya gelen 500 erkeğin bir tanesinde tespit edilen bu genetik hastalıkta; testis boyutlarının normalin altında olması (2-3 ml hacimde), testosteron (erkeklik hormonu) düzeyi düşüklüğü ve menide spermin bulunmaması (azoospermia) sonucu kısırlık (infertilite) mevcuttur.

Klinefelter sendromlu erkeklerde mikro TESE yöntemi ile %50 civarında sperm bulma başarısı sağlanmıştır. Ayrıca kabakulak orşiti sonrası azospermi gelişen erkeklerde ya da patolojik değerlendirmede germ hücre aplazisi (Sertoli Cell Only) olan erkeklerde Mikro TESE Operasyonu ile yüksek oranda sperm bulma başarısı sağlanmıştır. Ancak operasyonu yapan üroloji uzmanının mikro TESE tecrübesi sperm bulma başarısında önemli taşır.

Mikro TESE operasyonunda sperm bulunan bir erkek,  tekrar ne zaman operasyon yapılabilir,  tekrarlayan operasyonda da sperm bulunma şansı var mıdır?

Mikro TESE Operasyonu geçiren hastanın yeniden mikro TESE operasyonuna alınması için yaklaşık 6 ay süre geçmesi gerekir. İlk Mikro TESE operasyonunda sperm bulunan bir kişide, tekrarlanan operasyonda sperm bulma şansı erkeklerin özelliklerine ve testisin özelliğine göre değişmekle birlikte, yaklaşık oran %80-90 dır.

Mikro TESE operasyonu uygulanan ancak sperm bulunamayan bir hastaya tekrar aynı operasyonun yapılmasını önerir misiniz?

Üretim bozukluğuna bağlı azospermik erkeklerde hormon eksikliği, yani hipogonadotropik hipogonadizm dışında ilaçla tedavi mümkün değildir. Özellikle yükselmiş FSH değerine sahip olan ve azospermisi olan erkeklerde Mikro TESE operasyonu günümüzde testis dokusundan sperm elde etmek için en gelişmiş tekniktir. Ancak bu operasyonu yapan cerrahın bu konudaki tecrübesi, teknolojik imkanlar ve embriyoloji laboratuvarının tecrübesi sperm bulma açısından çok önemlidir.

Yapılan çalışmalar testis dokusunu ciddi oranda mikroskop yardımı ile büyütmeden ve detaylı şekilde incelemeden rastgele olacak şekilde alınan 3 ya da 4 örnekte sperm rastlanmamış erkeklerde bir sonraki operasyonda sperm bulma olasılığının % 45’e kadar çıkabileceğini göstermiştir (Tsijumura A et al. J Urol 2006). Bu nedenle teknolojik olarak uygun koşullar altında gerçekleştirilmemiş çoklu TESE operasyonu veya Mikro TESE operasyonlarında sperm bulunmadığı takdirde, yeniden Mikro TESE ile sperm araştırması önerilebilir. Ancak tecrübeli bir uzman tarafından her şekilde usulüne uygun yapılan mikro TESE operasyonu sonucunda sperm bulmaması durumunda, yeniden mikro TESE operasyonu ile sperm bulma olasılığı da oldukça düşük olmaktadır. Ben prensip olarak kendi hastalarımda Mikro TESE operasyonu sonrasında sperm bulamadığım takdirde çoğunlukla (istisna vakalar hariç örneğin patolojik değerlendirmede olgun sperm varlığı rapor edilenler) ileri bir tarihte yeniden mikro TESE operasyonunu yapmayı kendilerine önermiyorum. Başka merkezlerde mikro TESE operasyonu uygulandığı belirtilen ve sperm bulunamayan erkeklerde yaptığım ikinci mikro TESE operasyonunda sperm bulma şansını yaklaşık olarak %15-20 arasında olduğunu belirtebilirim.

Mikro TESE operasyonu bir hastaya kaç kez tekrar yapılabilir?

Testis dokusundan çok küçük parçalar alındığı için ve operasyon sırasında damar yapısına dikkat edilerek, damarlar korunarak kesi yapıldığı için testis çoklu biopsi TESE operasyonlarından çok daha az zarar görecektir. Testisin, yapılacak bu özel operasyondan ne kadar zarar görebileceği konusu ise hastanın testis boyutlarına ve hastanın daha önce geçirdiği diğer TESE operasyonlarına bağlı olmaktadır. Dolayısı ile operasyon öncesinde kişinin detaylı olarak muayene edilerek hastaya özel değerlendirilmeler sonucunda bilgilendirilmesi en doğrusu olacaktır.

PESA / MESA yöntemi ile sperm yapım bozukluğu olan erkeklerde sperm elde edilebilir mi?

Hayır, edilemez. Bu yöntemler tıkanıklığa bağlı azoospermik erkeklerde tercih edilir. Anatomik olarak tıkanıklık nedenine bağlı azoospermi olmadığı için bu erkeklerde epididimden, yani kanallardan sperm elde etme yöntemleri ile sonuç alınamaz.

Mikro TESE operasyonunda sperm bulunan ve spermi dondurulan kişilerde mikroenjeksiyon tedavisi için çözünen spermlerin canlı olma ihtimali nedir?

Dondurulmuş spermler çözüldüğünde ortalama %50 kadarının canlı kalabildiği yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Testis dokusundan elde edilen spermlerin taze iken % 90’a yakını canlı olmasına karşın, ancak %5’i hareketlidir. Dolayısı ile spermlerin çözdürme sonrası canlılığını gösteren en önemli belirteç olan sperm hareketlilik oranı ciddi oranda azalmaktadır. Ancak elde edilen sperm miktarı fazla ise testis spermlerinin dondurulup çözülmesi sonrasında ICSI işlemi için çoğu zaman yeteri kadar hareketli sperm bulunmasında sorun yaşanmaz. Bu nedenle Avrupa’da ve yurtdışındaki pek çok merkezde azoospermik erkeklerin önce testis dokusunda sperm araştırma işlemi yapılarak spermlerin dondurulması ve daha sonra eşlerinin ICSI yani tüp bebek tedavisine alınması uygulanmaktadır. Bu konu da benim yaklaşımım, çiftlerle dondurma ve çözme yöntemi veya taze sperm kullanılması için eşinin öncelikle tüp bebek tedavisi için hazırlanması konusunda karar vermeden önce bu uygulamalardaki avantaj ve dezavantajları çiftlere anlatarak onların görüşlerini alarak birlikte ortak karar almayı doğru buluyorum.

Sperm elde etme yoluHareket (%) Canlılık (%)
TazeÇözülmüşTazeÇözülmüş
Testis50.28646
Epididim2275724
Vas Deferens71389151
RANDEVU AL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir