Azospermi (Azoospermia) Nedir, Nedenleri Nelerdir?

Kısırlık, hem kadınlarda hem de erkeklerde sıkça karşılaşılan bir sağlık sorunudur ve kişinin bebek sahibi olmasını engelleyen bir etkendir. Erkeklerde meydana gelen kısırlık problemlerinin başında sperm kalite ve üretim bozukluğu gelmektedir. Alınan semen örneği içerisinde hiç sperm hücresinin olmamasına azoospermi (azoospermia) olarak adlandırılmaktadır.

Gelişmiş tıbbi tedaviler neticesinde azoospermi görünen erkekler için birtakım yöntemler geliştirilmiştir ve kişilerin bebek sahibi olmaları mümkün hale getirilmiştir. Fakat bu noktada, azoosperminin türü ve ortaya çıkış nedeni önemlidir.

Azoospermi nedir?

 

Normal durumlarda, bir erkeğin skrotumundaki (torba) testisler sperm üretir. Sperm, erkek üreme sisteminden geçer ve semen oluşturmak için sıvı ile karışır. Semen (meni), boşalma sırasında penisten idrar deliğinden gelen beyaz veya opak renkte bir sıvıdır. Semen örneğinde hiç sperm hücresinin olmaması, erkek kısırlığının önemli bir nedeni olan azoospermiden kaynaklanmaktadır. azoospermi, kısırlık teşhisi konulan erkeklerin yaklaşık %10’unda bulunmaktadır.

Azoospermi türleri nelerdir?

İki tür azoospermi vardır:

  • Obstrüktif (tıkanıklığa bağlı) azoospermi:

Bu azoospermi türünde testislerde normal sperm üretimi vardır. Ancak üreme sistemi bloke olduğu için, semen sıvısı içerisine sperm girememektedir.  Bazı hastalarda skrotumun (torba) her iki tarafında farklı bir problem de görülebilmektedir. Spermlerin olgunlaştığı testislerden çıkış noktasında bulunana epididim adı verilen kanallarda, epididimden spermleri taşıyan vas deferens adı verilen kanallar, prostatta üretra adı verilen idrar yolunun her iki tarafında bulunan açıklıklarda oluşabilecek tıkanma, yaralanma, enfeksiyon, ameliyat veya genetik bir anormallikler obstrüktif azoospermiyi oluşabilir.

  • Sperm üretim bozukluğuna bağlı (Obstrüktif olmayan, non-obstrüktif) azoospermi:

Bu tip azoospermi durumunda, testislerde sperm üretiminde sorunlar mevcuttur. Testislerde sperm üremi ya hiç yoktur veya semen içerisinde görülebilecek miktarda yeterli sperm üretilemediği için boşalmada meni içerisinde sperm bulunmamaktadır. Hormonal nedenler, geçmiş enfeksiyonlar (erişkin çağda kabakulak geçirmek), inmemiş testisler, testislerin yaralanması veya kendi etrafında boğulması (torsiyon), doğumsal ve genetik anormallikler, testis tümörü, çocuk çağda geçirilen kanser hastalıkları ve tedavisine bağlı olarak üretim bozukluğuna bağlı (non-obstrüktif azoospermi) oluşabilir.

Azoospermi nedenleri nelerdir?

Obstrüktif azoospermiyi meydana getiren nedenler şöyledir:

  • Epididim blokajı:

Enfeksiyonlar, iltihap, skrotal (torba) travma veya yaralanma en sık rastlanan nedenler arasındadır. Nadir olarak genetik koşullar da tıkanmaya veya anormal gelişime yol açabilir. Kistik fibroz, kalınlaşmış salgılarla neden olarak spermleri sıkıştırır.

  • Vaz deferens cerrahisi:

Vazektomi (sperm kanallarının bağlanması) sırasında sperm akışını durdurmak için vas deferens kesilir. Ayrıca; travma / yaralanma, fıtık onarımı da dahil olmak üzere diğer nedenlerle yapılan cerrahi işlemler vaz deferensi etkiler.

  • Boşalma kanalı tıkanıklıkları:

Bazı boşalma kanalı tıkanıklıkları doğumsal nedenlerle oluşabilir (prostat kistleri). Enfeksiyonlar, travma, kireçlenmeler (kalsifikasyon) önceki ameliyatlar gibi nedenlerde daha sonradan kazanılmış tıkanıklık durumları da olabilmektedir.

Non-obstrüktif azoospermi üzerinde etkili olan sebepler şunlardır:

  • Genetik:

Bozulmuş sperm üretimine etki eden tüm genetik nedenler henüz açıklığa kavuşmamıştır. Ancak; genetik mutasyonlar nesilden nesile aktarıldığında genlerle ilgili olan değişimler, bozulmalar veya genlerin kaybolması (delesyon), babada bir sorun görülmezken çocuklarında sperm üretim sorunlarına yol açabilir.

  • Y kromozomunda silinme:

Y kromozomu üzerinde sperm üretimi için çok önemli genler mevcuttur. Bu kritik önem taşıyan genlerin erkekler çocuğuna (veya çocuklara) babadan oğula geçmemesi azoospermiye neden olur. Bu kromozomun üzerindeki genlerin silinmesi, azoospermi vakalarının %10’una neden olmaktadır.

  • Karyotip anormalliği:

İnsanların normalde 46 kromozomu bulunmaktadır. 22 çift otozomal kromozomlar ve bir çift sex kromozomu kadınlarda XX – erkeklerde XY kromozomları mevcuttur. Sperm üretim bozukluğuna bağlı azoospermi hastalarında sperm üretimini sınırlayabilen saptanabilir kromozom anormallikler vardır. Ekstra bir X kromozomu erkekte testislerin gelişememesine dolayısı ile düşük testosteron seviyesinin yanı sıra, sperm üretilememesi gibi sorunlara yol açar. Bu duruma 47;XXY sendromu veya Klinefelter Sendromu adı verilir. Benzer şekilde bir Y kromozomunun fazla olması yani 47,XYY de sperm üretim bozukluğuna yol açabilir.

Detay için: Klinefelter Sendromu Nedir, Belirtileri Nelerdir?

  • Radyasyon ve toksinler:

Bazı toksik kimyasallar, ağır metaller, kemoterapi, radyasyon tedavisi gibi etkenler sperm üretimini durdurabilir. Kemoterapi veya radyasyon tedavisi öncesinde spermi önceden dondurma imkânı değerlendirilmelidir.

  • Varikosel:

Skrotumdaki (torba) damarlar genişler varikosel oluşturur. Bu durum normal sperm üretimini bozar.

  • İlaçlar:

Bazı hormon ilaçları, yasadışı ilaçlar ve uyuşturucu etkisi bulunan ilaçların sperm üretimi üzerinde oldukça ciddi etkileri bulunmaktadır.

Okumak istersen eğer: Erkek Kısırlığı Nedir, Nedenleri Nelerdir?

Azoospermi belirtileri nelerdir?

Spermler, gözle görülemeyen hücrelerdir. Bu nedenle, bir erkeğin semen örneği içerisinde spermin olup olmadığını tespit etmesi mümkün değildir. azoosperminin kısırlık haricinde hiçbir belirtisi yoktur. Sperm bulunmasa dahi, semen örneği normal görünecektir.

Azoospermi tedavi edilebilir mi?

azoosperminin tedavisi, türüne ve nedenine bağlı olarak değişmektedir.

Obstrüktif azoospermi tedavisinde cerrahi teknikler kullanılabilir. Tıkanmış kanalların açılması için mikrocerrahi yollar üreme kanalına yeniden bağlanması sağlanabilir. Bazı doğumsal (konjenital) bozukluklarda hiç gelişmeyen kanallar olabilir.Bu durumların cerrahi yolla da tedavisi mümkün değildir, tüp bebekte kullanılmak üzere cerrahi yolla spermler testis veya kanallardan elde edilerek çocuk sahibi olmaları sağlanır. Obstrüktif azoospermiyi tedavi etmek için geliştirilen cerrahi işlemlerde spermlerin akışı güvenli ve etkili bir şekilde geri kazandırılabilir.

Cerrahi işlemler problemin giderilmesinde etkili değilse, sperm direkt olarak testislerden, epididimden veya vas deferensten de alınabilir.

Azoospermi ameliyatlarında kullanılan iki farklı cerrahi yöntem vardır. Bunlar; mikrocerrahi ve endoskopik cerrahidir.

  • Mikrocerrahi; uzun yıllardır uygulanan, güvenirliği kanıtlanmış bir tekniktir. Ameliyat sırasında genel anestezi yapılır ve skrotumda (torba) küçük bir kesi açılır. Mikrocerrahi tekniklerle blokaj düzeltilir. Epididim ve vas deferens ile ilgili sorunları onarmak için mikrocerrahi kullanılabilir.
  • Endoskopik cerrahi ise minimal invaziv bir işlemdir. Ameliyat sırasında lokal veya genel anestezi uygulanabilir. Cerrah; kamera, ışık ve büyütme özelliği bulunan çok ince, esnek bir tüp kullanır. Tüp, idrar yolundan dikkatlice geçirilir ve herhangi bir kesiye ihtiyaç duyulmadan tıkanma onarılır. Spermin üretradan (idrar yolu) çıktığı ve semen oluşturmak için sıvı ile karıştığı boşalma kanalıyla ilgili sorunları onarmak için endoskopik cerrahi kullanılabilir.

Non-obstrüktif azoospermi tedavisi için öncelikle nedenin ortaya konması gerekir. Eğer sperm üretim bozukluğu hipofiz bezinden salgılanan ve sperm üretimine etki eden FSH-LH hormonlarının eksikliğine bağlı ise bu hormonların yerine ilaç tedavisi ile sperm üretimi testislerde yeniden başlayabilir. Bunun dışında Klinefelter sendromunda olduğu gibi testislerin gelişim bozukluğu olan erkeklerde aynı zamanda testosteron düşüklüğü (hipogonadizm) görülebilir. İlaç tedavileri ile testosteron hormonu normal seviyelerine getirilerek sperm üretiminin artması sağlanabilir. Sağlıklı bir yaşam sürmek, belirli toksinlerden kaçınmak sperm üretimi üzerinde etkili olabilir. Kemoterapi veya radyasyon tedavisi görülmüşse, üreme sisteminin yenilenebilmesi için en az 2-3 yıl beklenilmelidir.

FSH yüksekliğinin Mikro TESE yönteminde sperm bulma başarısı üzerine etkisinin olmadığı 2009 yılında yapılan 792 vakalık seride bildirilmiştir. ( High serum FSH levels in men with nonobstructive azoospermia does not affect success of microdissection testicular sperm extraction ) Bu nedenle Mikro TESE öncesi FSH değerinin düşülmesi gerekmez, herhangi bir tedavi testosteron seviyelerinde düşüklük yoksa önerilmemektedir.

Bu yazı 08 Ağustos 2019 tarihinde yazılmıştır.
author-avatar
Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu

Türkiye'de özellikle erkek üreme sağlığı üzerinde uzmanlaşmış Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu.