Genital Siğillerin Sperm ve Erkek Üreme Sağlığı Üzerindeki Etkisi

İnsan Papilloma Virüs (Human Papilloma Virus - HPV) 200’den fazla çeşidi bulunur, kadın ve erkeklerde genital bölgede siğiller şeklinde belirti gösteren 40’a yakın çeşidi vardır. En çok görülen tipleri HPV 6 ve 11’dir. Tip 16 ve 18’in rahim ağzı, penis ve anal bölgede kanserlere yol açma riski yüksektir. Sıklıkla 15-24 yaşlarda bulaşma riski yüksektir ve cinsel yolla bulaşan bir hastalık olduğundan çok eşlilik bulaşma riskini arttırır. ABD’de yapılan araştırmada yaklaşık 80 milyon kişide aktif enfeksiyonu olduğu bildirilmiştir (Oshman LD, et al. JAMA, 2019). Buna göre çocuk sahibi olma problemi olan çiftlerin HPV enfeksiyonu geçirme veya maruz kalma olasılığı çok yüksektir.

HPV enfeksiyonunun üreme sağlığı üzerinde etkisi ile ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Sınırlı çalışmada HPV enfeksiyonunun kadın infertilitesi üzerinde etkisi olduğu gösterilirken, kontrol grupları ile karşılaştırılan HPV enfekte erkeklerde, infertilite sorununa yol açtığı bir çok çalışmada gösterilmiştir (Foresta C et al. Andrology, 2015). Erkekte sperm sayısı, hareketliliği ve şekli pek çok çevresel faktörler, enfeksiyonlar, alışkanlıklar ve yaşam koşullarından etkilendiği bilinmektedir. Fertility and Sterility dergisinin Haziran 2020 sayısında Weinberg M ve ark. yaptığı sistematik inceleme ve meta-analiz çalışması ile semende HPV’nin semen parametreleri ve tüp bebek sonuçlarına etkisi incelenmiş. Bu araştırmada yazarlar 16 çalışmada 3700’den fazla erkekğin semen örneğinde HPV’nin sperm kalitesi üzerine etkisini araştırmışlar. HPV enfeksiyonunun sperm sayısını (-4.6 milyon/ml), hareketliliğini (%11,7) ve morfolojiyi (%2,4) azalttığı meta-analizlerde ortaya konmuştur. Bu makalede, literatürde HPV’nin gebelik oranları üzerinde etkisi gösterilmediği fakat birçok çalışmada düşük riskinin arttığı bildirilmiştir. Yazarlar özellikle sperm sayısı 15 milyon/ml’nin altında olan oligospermik erkeklerde HPV enfeksiyonunun daha sık görüldüğü ancak bu azalmanın HPV enfeksiyonu ile bağlantısının gösterilemediğini belirtmişlerdir. Aynı şekilde sperm hareketliliğinin, hareket sorunu olan erkeklerde olmayanlara göre HPV enfeksiyonundan daha fazla etkilendiği bildirilmiştir. Tüp Bebek sonuçları incelendiğinde HPV’nin olumsuz yönde etkileri 4 çalışmanın meta-analiz sonuçlarından gebelik ve düşük oranlarının arttığı anlaşılmaktadır. Ancak hasta sayısı az olduğundan daha geniş örneklemelerle HPV enfeksiyonunun tüp bebek yöntemleri sonrası gebelik ve düşük – canlı doğum üzerindeki etkilerinin araştırılmasına ihtiyaç vardır.

Sonuçta, HPV enfeksiyonunun sperm parametreleri üzerindeki etkilerinden yola çıkarak potansiyel koruyucu veya tedavi edici yöntemler konusunda tartışma ortaya çıkmaktadır. Bu durumda HPV enfeksiyonundan korunma için (veya yeni bulgular ışığında, potansiyel tedavi için) 2 doz HPV aşılaması gündeme gelmektedir. Aşı uygulama protokollerinde günümüzde 11-26 yaş arasında HPV aşısı önerilmektedir. Ağustos 2019 itibari ile ABD Hastalıktan Korunma ve Kontrol Merkezi’nin yetişkinler için HPV aşısı önerilerini değiştirdiği görülmektedir. Tavsiyede, 27-45 yaş aralığında yetişkinler için hastalarla görüşülerek karar verilebileceği önerilmektedir. Enfeksiyon bir kez başladığında, yeni bulgular aşının hastalığı geçirmede potansiyel etkisinin olabileceğini göstermektedir. Ayrıca yeni bilgilere göre HPV aşısının üreme sağlığı açısından olumlu etkilerinin olduğu da düşünülmektedir. Garolla ve ark. semende HPV enfeksiyonu tespit edilen 151 çiftte yaptıkları çalışmada 79 aşıyı kabul eden ve 72 aşı olmayan çiftteki sonuçları karşılaştırmışlardır. 1 yıl sonra HPV’nin semendeki oranı aşı olmayanlarda %100’den %70’e düşerken, aşı olanlarda %100’den %10’lara indiği görülmüştür. Daha ilginç bir bulgu doğal yolla gebelik aşı olmayanlarda %15,3 gebelik oranı görülürken, aşı olan çiftlerde gebelik oranı %38,9 istatistiksel olarak anlamlı artış göstermiştir. Tüm gebeliklerde erkeklerin semeninde HPV enfeksiyonu olmadığı görülmüştür. Bu çalışmanın HPV aşısının sperm parametreleri üzerindeki etkisi ve gebelik ihtimalini arttırma potansiyelinin ortaya çıkması açısından gelecekte yeni çalışmalar ile desteklenmeye ihtiyacı vardır.

Bu yazı 21 Mayıs 2020 tarihinde yazılmıştır.
author-avatar
Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu

Türkiye'de özellikle erkek üreme sağlığı üzerinde uzmanlaşmış Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Bakırcıoğlu.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum *

Ad Soyad *

Email *

Telefon