Gönderen : Y. ve Z.

Biz evlenir evlenmez bir bebeğin yolunu gözlemeye baslayalım istiyorduk. Birkaç ay geçtikten sonra bu olmayınca nedenini merak etmeye başladık ancak yine de 11 ay bekledik. 11 ay sonra eşim önce ünlü bir hastanede spermiogram yaptırdı. O günün akşamı evde hastaneden verilen dokumanları incelerken sperm bozuklukları ile ilgili ilk bilgileri ediniyorduk. Azospermiye ilk o dokumanda rastladık. Aklımda kalan cümleler: azospermi sperm bozukluklarının en ileri şeklidir. menide hiç sperm olmaması halidir. buna rağmen azospermi umutların sonu değildir. Artık azospermi sorunu olan erkeklerin de çocuk sahibi olabilmeleri mümkündür. Bu cümleleri okuduktan sonra eşimle aramızda "yani umutların sonudur demek istiyorlar" diye konuştuğumuzu çok iyi hatırlıyorum. Ertesi sabah eşim hastaneden elinde sperm sayısı: 0 yazan tahlil sonucu ile geldi. Yani azospermi. tahlil sonucu böyle çıkan bir çiftin neler hissedebileceğini anlatmak cok zor. Esim bebeğimizi kucağıma alana kadar bana söylemedi ama o gun hastanenin konuyla ilgili uzman profesoru evlat edinmeyi düşünebileceğimizi çünkü bu durumdaki çiftlerin bebek sahibi olmalarının imkansiz olmasa da çok çok düşük bir ihtimal olduğunu söylemiş. Sadece tahlil sonucuna bakarak.

İlk günlerin şokunu attıktan sonra araştırmaya başladık. İki doktorun ismine ulaştik. İkisiyle de görüştük. İkincisine, Dr. Emre Bakırcıoğlu'na güvendik ve tedaviye onunla başlamaya karar verdik. Bu kararı vermemizde Emre Bey'in hastalarından bizimle birebir aynı durumda olup o günlerde bebek bekleyen bir çiftle karşılaşmış olmamızın da payı vardı.

Emre Bey tedavi boyunca her aşamada bizi çok net bir şekilde bilgilendirdi, sorularımızı hiç cevapsız bırakmadı. Yine de süreç çok zordu bizim için. azosperminin nedeninin çocuklukta yaşanan inmemiş testislerden kaynaklandığını öğrendik. Eşim 5 yaşında iki taraflı kasık fıtığı ameliyatı geçirmişti. Bu ameliyat için geç kalınmış bir yaşmış 5, eşim bu nedenle sperm üretimi ile ilgili problem yaşıyormuş. Yine de mikrodiseksiyon TESE ile içerde sperm uretimi olan bölgeler varsa tespit edilebilirmiş. Çok az sayıda hatta 1 tane bile sperm bulunabilse hamilelik şansım varmış. Yapılan testler ve tetkikler sonrasında Emre bey şansımızın % 60 olduğunu söyledi. Sevindik ve o andan itibaren bu işin olacağına inandık. Başka çaremiz de yoktu. Tedaviden olumlu sonuç alınabilmesi için haleti ruhiyemizin iyi olması önemliydi. Tahlil sonucunu aldığımız günden Emre Bey'den % 60 ihtimali duyduğumuz ana kadar, test ve tetkik sonuçlarını beklerken, aslında çok yol kat etmiştik. En azından deneyebilecektik, bir tedavi şansımız vardı. Benim için en önemlisi buydu. Ya spermiogram sonucu olumsuz olduğu için hiç şansımız olmasaydı? Ya da bu operasyonu başarıyla gerçekleştirip bizim durumumuzdaki çiftlerin çocuk sahibi olmasını sağladığını bildiğimiz doktorumuz Emre Bakırcıoğlu ile karşılaşmamış olsaydık?

Eşimin ameliyatı beklediğimden uzun sürdü. Ameliyat öncesinde benim tedavim de yapıldı. Çatlatma iğnesinin süresinin dolmasına dakikalar kalmıştı yani o 36 saat bitmek üzereydi, artık bebeğimin olamayacağından çok emindim ki beklediğim odaya hemşire dalıp yumurta toplama işlemi için giymem gereken önlüğü uzattı. Çok çabuk olmalıymışım, acele etmem gerekiyormuş. O an gebelik testi sonucunu aldığım andan daha büyük bir mutluluk yaşadım. Yumurtaların toplanacak olması demek sperm bulundu demekti.

2 sağlıklı embryomuz vardı. İkisi de transfer edildi. Evliliğimizin 2. yılını doldurmasına birkaç ay kala, Emre Bey'le görüstüğümüz, tedavi konusunda bilgi aldığımız o ilk günden tam tamına 1 yıl sonra oğlumuz doğdu. Şimdi 2.5 yaşında...


Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.

Yorum *

Ad Soyad *

Email *

Telefon